think to - Turkish English Dictionary

think to

Meanings of "think to" in Turkish English Dictionary : 3 result(s)

English Turkish
Phrasals
think to v. kendi kendine düşünmek
think to v. içinden demek
think to v. (bir şey yapmayı) düşünmek

Meanings of "think to" with other terms in English Turkish Dictionary : 126 result(s)

English Turkish
General
not to think much of v. iyi gözle bakmamak
not to think much of v. gözü tutmamak
think something becoming to v. yakıştırmak
be unable to think v. kafa kalmamak
start to think he's/she's something special v. ne oldum delisi olmak
not to be able to think of v. akıl edememek
compel someone to think v. düşünmeye zorlamak
be impossible to think the opposite v. aksi düşünülemez olmak
want to think v. düşünmek istemek
be too tired to think v. (yorgunluktan) kafası durmak
be too tired to think v. (yorgunluktan) beyni durmak
need time to think v. düşünmek için zamana ihtiyacı olmak
think of going to law school v. hukuk okumayı düşünmek
think of going to law school v. hukuk fakültesine gitmeyi düşünmek
think to yourself v. (bir şeyle ilgili) kendi kendine düşünmek
try to think of ways to v. ...manın yollarını aramak
cause someone to think v. düşündürtmek
Phrasals
think to (do something) v. (bir şey yapmayı) düşünmek
Phrases
I shudder to think expr. korkarım ki
I dread to think expr. korkarım ki
come to think of it expr. demişken
Colloquial
think to do v. yapmayı düşünmek
I shudder to think (how, what) expr. (nasıl olduğunu, ne olduğunu) düşünmek bile istemiyorum
I dread to think (how, what) expr. (nasıl, ne) diye düşünmek bile beni ürkütüyor
I dread to think (how, what) expr. (nasıl olduğunu, ne olduğunu) düşünmek bile istemiyorum
I shudder to think (how, what) expr. (nasıl olduğunu, ne olduğunu ) düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor
I dread to think (how, what) expr. (nasıl olduğunu, ne olduğunu ) düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor
I shudder to think (how, what) expr. (nasıl, ne) diye düşünmek bile beni ürkütüyor
I shudder/dread to think expr. korkarım ki
I shudder/dread to think expr. düşüncesi bile beni ürkütüyor
I shudder/dread to think expr. düşününce tüylerim diken diken oluyor
to think (that) expr. inanılmaz
to think (that) expr. düşünsene
to think (that) expr. hayret bir şey
Idioms
hardly have time to think v. çok yoğun/meşgul olmak
hardly have time to think v. başını kaşıyacak vakti olmamak
be unable to hear yourself think v. gürültüden dolayı konsantre olamamak
be unable to hear yourself think v. kafasını toparlayamamak/toplayamamak
be unable to hear (oneself) think v. kafası şişmek
be unable to hear (oneself) think v. kendi sesini/kendi düşüncelerini bile duyamamak
be unable to hear (oneself) think v. gürültüden dolayı konsantre olamamak
be unable to hear yourself think v. kafası şişmek
be unable to hear (oneself) think v. kafasını toparlayamamak/toplayamamak
be unable to hear yourself think v. kendi sesini/kendi düşüncelerini bile duyamamak
can't bear to think about (something) v. düşüncesini bile kaldıramamak
can't bear to think about (something) v. düşünmeye bile dayanamamak
can't bear to think about (something) v. düşünmeye bile katlanamamak
can't bear to think about (something) v. düşüncesi bile hasta etmek/midesini bulandırmak
can't bear to think about (something) v. düşünmek bile istememek
can't bear to think about (something) v. düşünmeye bile tahammül edememek
give (one) something to think about v. dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
give (one) something to think about v. haddini bildirmek
give (one) something to think about v. ağzının payını vermek
give someone furiously to think v. bir konuyu ayrıntılı düşünmesini sağlamak
give someone furiously to think v. birinin bir konuyu derinlemesine/yoğun bir şekilde düşünmesine neden olmak
give someone furiously to think v. birini bir konuyu ciddiyetle düşünmeye teşvik etmek
give someone furiously to think v. bir şeye kafa yormasını sağlamak
think to (oneself) v. (kendi kendine) düşünmek
think to (oneself) v. (kendi içinde) düşünmek
give (one) furiously to think v. (birinin) bir konuyu ayrıntılı düşünmesini sağlamak
give (one) furiously to think v. (birinin) bir konuyu derinlemesine/yoğun bir şekilde düşünmesine neden olmak
give (one) furiously to think v. (birini) bir konuyu ciddiyetle düşünmeye teşvik etmek
give (one) furiously to think v. (birinin) bir şeye kafa yormasını sağlamak
give somebody something to think about v. birine haddini bildirmek
give somebody something to think about v. dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
give somebody something to think about v. birine ağzının payını vermek
think fit (to do something) v. (bir şey yapmayı) uygun bulmak
think fit (to do something) v. (bir şey yapmayı) uygun görmek
to think expr. hayret bir şey
to think expr. düşünsene
to think expr. inanamıyorum
come to think of it expr. aklıma gelmişken söyleyeyim
Speaking
when you're in army you got a lot of time to think n. askerdeyken düşünecek çok vaktin oluyor
just give me some time to think about that n. bunu düşünmem için bana biraz zaman tanı
come to think of it expr. aklıma gelmişken
I have to think about it expr. düşünmeliyim
come to think of it expr. hele bir düşün bakalım
come to think of it expr. düşün bir kere
come to think of it expr. düşün ki
if you come to think about it expr. düşünülecek olursa
I think it's time for us to leave expr. sanırım gitme vaktimiz geldi
you think we have nothing to talk about? expr. konuşacak bir şeyimiz olmadığını mı düşünüyorsun?
I haven't had a chance to think expr. düşünme şansım olmadı
i'm trying to think expr. düşünmeye çalışıyorum
what makes you think he's gonna listen to you? expr. seni dinleyeceğini mi düşünüyorsun?
I shudder to think expr. düşüncesi bile beni ürkütüyor
I dread to think expr. düşüncesi bile beni ürkütüyor
I dread to think expr. düşününce tüylerim diken diken oluyor
I shudder to think expr. düşününce tüylerim diken diken oluyor
I was trying to think of something to say expr. söyleyecek bir şeyler bulmaya çalışıyordum
I have to think about my future expr. geleceğimi düşünmek zorundayım
I don't want you to think that all the turks are the same expr. tüm türklerin aynı olduğunu düşünmenizi istemem
I don't want you to think that all turks are like that expr. tüm türklerin öyle olduğunu düşünmenizi istemem
i've had a lot of time to think expr. düşünmek için çok vaktim oldu
what am i supposed to think? expr. ne düşünmeliyim?
come to think of it expr. hazır aklıma gelmişken
what makes you think you're going to be safe there? expr. orada güvende olacağını düşündüren ne?
who do you think you're talking to? expr. sen kiminle konuştuğunu sanıyorsun?
I'll have to think about that for a while expr. bunu biraz düşünmeliyim
I'm gonna have to think about it expr. bunu biraz düşünmem gerek
at that point we started to think there may be something in this expr. o noktada bunda bir şeyler olduğunu düşünmeye başladık
who do you think you are to lay a finger on me? expr. sen kim oluyorsun da bana el kaldırıyorsun?
it's normal to think that way expr. böyle düşünmen normal
it's normal to think that way expr. böyle düşünmeniz normal
give yourself time to think expr. düşünmek için kendine zaman ver
do you think it's going to be fun? expr. sence eğlenceli olacak mı?
I think I'm starting to get you expr. sanırım seni anlamaya başlıyorum
I want you to think very hard before you answer expr. cevap vermeden önce iyi düşünmeni istiyorum
I think it's the right thing to do expr. sanırım yapılacak doğru şey bu
I don't think it's too much to ask expr. çok şey istediğimi sanmıyorum
come to think of it expr. madem açtın konuyu
come to think of it expr. düşündüm de
I think you've got something that belongs to me expr. sanırım sende bana ait olan bir şey var
I think you've got something that belongs to me expr. sanırım sende bana ait bir şey var
what do you have to think about? expr. düşünecek ne var?
I don't think I'm getting through to you expr. beni anlayacağını sanmıyorum
you don't need to think like that expr. böyle düşünmene gerek yok
you don't need to think like that expr. bu şekilde düşünmene gerek yok
what am I supposed to think? expr. ne düşünmemi bekliyorsun?
there's nothing to think about expr. düşünecek bir şey yok
you think they'd listen to you? expr. dinlerler mi seni?
did you think something bad happened to me? expr. başıma kötü bir şey mi geldi sandın?
did you think something bad happened to me? expr. başıma kötü bir şey mi geldi zannettin?
don't you think this is an opportunity to quit? expr. sence de bırakmak için bu bir fırsat değil mi?
Slang
who the hell do you think you're talking to? expr. sen kiminle konuştuğunu sanıyorsun?
who the fuck do you think you're talking to? expr. sen kiminle konuştuğunu sanıyorsun?